22 Şubat 2012 Çarşamba

Kendin ol yeter sen beni bulunca...

Eskiden birini beğenirdin, yaklaşır hissettirirdin beğendiğini, yoklardın ve o da seni beğeniyorsa başlardın yaşamaya. Sorgusuz sualsiz, içinden geldiği gibi yaşardın. Aynana (içine) baktığında gördüğün sen olurdun yansıttığın. Ne hissediyorsan öyle yaşardın, bir adım sonrasını düşünmeden. Hesap kitap yapmadan, içinden geldiği gibi…

Şimdilerde ise kurallarla yaşanır olmuş artık ilişkiler. Herkes kendince bir yol tutturmuş gidiyor. Kimi kaçan kovalanır diyor, kimi sevdiğini belli etme kaçar diyor, kimi hemen teslim olma kaybedersin diyor. Sen olma da ne olursan ol diyorlar yani. E peki, ben ben olmayacaksam, karşımdaki de kendi olmayacaksa kim yaşayacak bu ilişkiyi? O kovalarken ben kaçtıkça şişen egomla, ilgisine karşılık verdiğimde işte bu da tamam diyen egosu mu?
E bu adam zaten beni sevdiği için koşsa peşimden ben ilgisine karşılık verince neden kaçsın ki? Madem hemen kaçacak neden koşuyor o zaman? Burada devreye giren amaç oluyor sanırım. Amaç sevgili olmak, bir olmak olmayınca kovalayan taraf elde edince kaçar da göçer de tabii…

Kadın erkek fark etmiyor artık sanırım. Pek çoklarımız yapıyoruz, yaşıyoruz bunları. Egolarımızın esiri olmuş gidiyoruz. Erkeklerle kadınlar arasındaki tek fark seçme ve seçilme noktasında devreye giriyor. Erkekler günlerce hatta aylarca peşinden koştuğu kadının ilgisine karşılık verdiğini görünce; o kadar uğraştım ama oldu işte, bunu da kandırdım diyerek rakibini mağlup etmiş bir boksör edalarında kasım kasım kasılarak dolaşıyor etrafta. Oysa unuttukları bir şey var, kadın sadece istediğine kanar. Kadın seçilmez, seçer…

Ama bildiğim bir şey var kaçsan da kovalasan da, seçsen de seçilsen de yoruyor bu kurallarla yaşanan ilişkiler. Sürekli bir uğraş içerisine sokuyor çünkü insanı. Sürekli bir plan yapmak zorunda kalıyorsun, yalanlarına yenilerini eklemen gerekiyor, her cümlede bir satır arası arar duruma geliyorsun. Sonra bir bakmışsın aynana artık sen, sen değilsin. Gördüğün başka, olduğun başka…

Ve bildiğim başka bir şey daha var; sevdiğin zaman ne yol bilirsin ne de kural. Bırakırsın kendini duygularına o seni yola da sokar, kuralına da uydurur. Yeter ki kendini sınırlara, kurallara sokma ve yeter ki kendin olmaktan korkma… 





4 yorum:

  1. Bu yorumda bana biraz eksik tanımlamalar var gibi geldi. Ornegin daha iyi ve doğru erkekler yokmudur? Ya da bu erkekler iliski konularına takılmış kızlar tarafından biraz "sığ " bulunuyor olabilir mı? Ya da kızlar artık saldim çayıra durumunu yasamaya başlamış olabilirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha iyi ya da doğru erkekler elbette vardır ama sanırım artık çoğunluk bu tarz ilişkileri tercih ettikleri için bu yazıyı yazmak istedim.
      İlişki durumuna takılmış kızlar nasıl oluyor tam anlayamadım ama kızlar gerçekten güvenebildikleri ve mutlu oldukları zaman çok takılmazlar ;)
      Saldım çayıra gibi bir durum değil bu asla.

      Sil
  2. İliskiler ve bunun değerlendirilmesi kızların hayatında anormal yer tutuyor. Ya da benim tanıdıklarımın diyeyim. Yani ana konuları sanki bu. Bunu degistirmeliler mutlaka. Yoksa daldım çayıra durumunda eğer tercih ve bilinçli bır sekilde Secilmis şe fena değildir herhalde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadınlar yaşadıkları her şeyi, hayatlarındaki herkesi erkeklerden daha fazla düşünürler evet haklısınız. İlişkiler artık şekil değiştirdiği için daha çok konuşulur oldu bence.

      Sil