24 Mayıs 2016 Salı

"Mucize"mi bekliyorum...

Kimsenin kimseyi değersiz hissettirmeye hakkı yok...

Son zamanlarda dilimden düşmüyor bu söz. Ne ara bu hale geldi acaba insanoğlu? Ne ara unuttuk insan olmayı, insan kalmayı? Kadın-erkek ilişkilerindeki saçmalıklar, araya giren büyük egolar sanırım en büyük nedeni. O kadar ben merkezli yaşar olduk ki karşıdaki insan ne hisseder diye düşünmez olduk. Nezaket sözlüklerde kalan bir kelime oldu ne yazık ki. İstediğini alamadığında ya da istemediği bir şeyle karşılaştığında olan biten ne varsa her şey bir kenara atılıyor kolayca. Yaşanan yılların, anların hiçbir hükmü kalmıyor. Ne kadar iyi olursan ol bir bakmışsın ki senden kötüsü yok. Yere göğe koyamadıkların bir de bakmışsın yerle bir etmiş gidiyor...

İçim acıyor! Verdiğim emekler, yaptığım fedakarlıklar geldikçe aklıma içim acıyor... Elbette içimden geldiği için dahası istediğim için yaptım her ne yaptıysam. Elbette karşılık beklemedim lakin bu kadar da değersiz hissetmek değildi hakkım olan...

Biliyorum daha çok acıyacak içim çünkü ben buyum ve değişmeyeceğim. Ben gibi onlar da değişmeyecek. Ben vereceğim, onlar alacaklar ve zamanı geldiğinde de gidecekler. Sonra geri gelecekler ve ben gene yenik düşeceğim insanlığıma... Baki kalan ise akıllanmadığım tecrübelerim olacak... 

Kimseden büyük beklentilerim olmadı bu yaşıma kadar. Her zaman bildim kendi söküğümü kendim dikmeyi. Böyle büyütüldüm ve hiç de rahatsız değilim. O yüzden yok kimseye eyvallahım... Beklediğim tek şey sanırım "insan" olduğumun unutulmaması. Bu da zor bir şey olmasa gerek lakin "insan" olduğunu unutanlardan karşısındakinin de bir "insan" olduğunu hatırlaması bir çeşit mucize olsa gerek...

Sizi bilmem ama bana gerçekten bir mucize gerek... Vefanın, dostluğun, nezaketin, saygının yok olmadığına inanmam için bir mucize gerek...



Benim kadar keyifle dinlemeniz umuduyla...